[Kürtçe Klipler] | Son Çıkan Albümler

[Kürtçe Klipler]

[Kürtçe Klip & Kürtçe Radyo]

Pirozbe

Awazen Çiya ”Siya Jin” - 2008 Albümü

Daha önce Mîr Muzîk tarafından Avrupa’da çıkarılan Awazên Çiya’nın ‘Siya Jîn’ albümü şimdi de Kom Müzik tarfından Türkiye’de çıkarıldı. Yeni bir grup olan Awazên Çiya ilk albümünü ‘Siya Jîn (Yaşamın Gölgesi)’ ismiyle müzikseverlerle paylaşıyor.

‘Herkesin türküsü vardır, bizimdi’ diyen Awazên Çiya (Dağların Sesi anlamınd) ‘Bir arayıştır bizimkisi’ diyerek şunları dile getiriyor: ‘Doğanın yaşamına can veren, onu güzelleştiren ışığın umut ve sevdasına kuşanıp, yüreğini dağlara kilitleyen ‘Karanfil Yürekli Çocukların’ arayışı. Dağın kalbinde saklı binlerce özgür aşk türküsünü arayışıdır bizimkisi…’

Albümde, ‘Were Xezal’, ‘Siya jîn’, ‘Cana min’, ‘Seyro’, ‘Agir û roj’, ‘Tanya’, ‘Lê Xezalê’, ‘Bîşeng’, ‘Newroz’, ‘Kelaşîn’, ‘Leger’, ‘Xerîb mawim’ gibi Kürtçe ezgiler yer alırkan, ‘Tanya’ adlı parça’da Türkçe okunmuş.

Klasik Kürt müzik formunda izleyicilerle buluşan ‘Siya Jîn’ de ‘Seyro’ parçası daha bir ön plana çıkıyor.


Mihemed Şexo ”cana min sinem” - 2008 Albümü

‘Ey Felek’, ‘Ay lê Gulê’ gibi parçalarında tüm Kürtler gönlünde taht kuran Mihemed Şêxo’yu 1989 yılında yaşamını yitirdi. Kom Müzik şimdiye kadar ‘Arşiv Serisi’nde çıkardığı Mihmed Şêxo’nun albümlerine bir yenisi de kattı. ‘Cana min-Sînem’ adlı albüm Mihemed Şêxo’nun 10 şarkısında oluşuyor.

Kürt müziğinin piri, ‘Ey Felek’in babası, ‘Ay lê Gulê’nin aşığı Mihemed Şêxo’nun albümde ‘Xalxaloka çeman’, ‘Qasimê Meyro’, ‘Ey Felek’, ‘Cana min’, ‘Ciwanê azadê’, ‘Bilbilo’, ‘Sê zerî’, ‘Bejn û bala te’, ‘Nexweşim ez’, ‘Agirê derdê te’ gibi ezgiler yer alıyor.

1948 yılında Qamişlo kentinde dünyaya gelen Mihemed Şêxo, hayatına 14 albüm sığdırdı. Kom’un çıkardığı ‘Cana min-Sînem’ albümde bunlardan biri.


Hakkari Kadın Sesleri ”Denge Jinen Colemerge” - 2008 Albümü

Kürt müzik piyasasına yeni ürünler sunan Kom Muzîk yeni bir albüme daha imza attı Hakkarili Kürt kadın sanatçının ‘Dengê Jinên Colemêrgê’ albümü raflardaki yerini aldı. Eyşe Şan’lar, Meyremxan’lar, Eslîka Qadır’lar Kürt müziğine emek veren kadınların başında geliyor. Bu geleneği sürdüren Hakkarili dört kadın ‘Dengê Jinên Colemêrgê (Hakkari Kadın Sesleri)’ albümünde buluştular. Hozan Şemdin ile Memo’nun hazırladığı proje de Fehîma Berwarî, Qedriya Çelî, Gulê Biyadirî ile Şêrmîn Berwarî otantik sesleriyle 16 Kürt ezgisine seslerini kattılar. Yöresel parçalar, Kürt anonim müzik tadı ve Kürt kadın sanatçıların doğal, yalın sesleriyle farklı bir yaklaşımın sunulduğu albümde, Kürt kadınların kına gecelerinin havası izlenimi veriyor.

Dikkat çeken albümde, ‘Dengê Jinên Colemêrgê’ albümünde ‘Bêlim lo’, ‘Evro bihar e’, ‘Mîrkê Wanê’, ‘Kurdo dîno’, ‘Lê dayê’, ‘Mûzirka’, ‘Bûk û zavê’, ‘Çoxo’, ‘Ferê kaniyê’, ‘Ez teymezim’, ‘Ber çela’, ‘Ehmedê Mala Mûsa’, ‘Keko Ehmedo’, ‘Hey mekê’, ‘Lê lê kinê’, ‘Def û zirne’ gibi parçalar yer alıyor.


İbrahim Rojhilat ‘Ji te dur bum’ - 2008 Albümü

Kürt müziğinin önemli temsilcilerinden Koma Rojhilat’ın kurucularından ve solisti olan Îbrahîm Rojhilat, ‘Bengi’ adlı ilk solo albümünün ardından ‘Ji te dûr bûm’ adlı yeni solo albümü ile sevenleri ile buluşuyor. “Geleneksel dengbêjlik kültürünün yansımalarının, Erivan Radyosu’nun ve Evdale Zeynike’nin sanatsal çalışmasında önemli bir etki yarattığını” söyleyen Rojhilat’ın yeni albümünde anonim Kürt halk şarkıları yine ağırlıkta.     

Kom Müzik ile Mir Müzik ortak yapımı bir çalışma olan “Ji te dûr bûm” albümünün yönetimini Engin Aslan ve Îbrahîm Rojhilat birlikte yapmışlar. Tonmaisterliğini Nail Yurtsever’in üstlendiği albümde yer alan şarkılardaki düzenlemeler ise Zana Farqini’ye ait. Toplam 11 şarkı ve bir potpori’den oluşan albümde, Rojda, Xanemir, Eylem Aktaş, Meral Tekçi, Turhan ve Murat Yapıştıran vokalistlik yapmışlar. Albümdeki şarkılar ise şunlar; ‘Ji te dûr bûm’, ‘Nergiz’ Gula we me’, ‘Gıdino’, ‘Bınor’, ‘Fatım’, ‘Yar gule’, ‘Seba yare’, ‘Hevi’, ‘Gulam’, ‘Ji bira min naçi’ ve potpori.


Cemil Koçgün ”Heya” 2008 Albümü

Cemil Koçgün’ün ‘Songs from Qızılbaş I’ ismini de taşıyan ‘Heya’ albümü Kurmancî ve Kirtmançkî ve Türkçe dile getirilen deyişleri içeriyor. Genç yaşta kendinden söz ettiren Cemil Koçgün, kendi doğrusuna yaptığı yolculuğa ‘Heya’ albümü ile devam ediyor.   Koçgün’ün ikinci albümü ‘Heya’, özenli bir çalışmadan sonra Aralık 2007’de dinleyicilerine ulaştı. Otantik yapısı ve sadeliğiyle sürükleyici olan albüm, büyük bir ilgiyle karşılandı. ‘Songs from Qızılbaş I’ ismini de taşıyan eser Kurmancî, Zazakî ve Türkçe dile getirilen deyişler içeriyor.
  

Almanya’da doğup büyüyen sanatçı Cemil Koçgün, 12 yaşında çalmaya başladığı bağlama ile özlemlerini müzikle gidermeye başlamıştır artık. Arayışı ‘seslerde’ şekil almış ve yön bulmuş olan Koçgün, doğuya yönelmiş ve aradığı seslerin kaynağı olan Mezopotamya ile buluşmuş. Cemil Koçgün’ün yolculuğu, onu yıllar sonra Mikail Aslan’la buluşturmuş. Aldığı derslerden ve Mikail Aslan Ensemble üyesi olarak yaptığı çalışmalardan sonra bağlama ve tembur üzerindeki hakimiyetini pekiştirmiş ve müzik anlayışını bilimsel boyutlara taşımış. Koçgün yolculuğunu şöyle özetliyor: “Meğer ağacın köküne inmek, insan olabilmekmiş tüm mesele. Oraya varmak için köklere döndüm. Döndüm, döndüm ve aşka pervane oldum.”

‘Nefesin Sırrı’…

Çeşitli doğu ve batı enstrümanlarını çalabilen Cemil Koçgün, onları 2004’de yayımlanan ilk albümü ‘Aşk-ı Pervâz’da (Aşkla İlk Kanat Çırpış), mükemmel bir uyum içinde kullandı. Koçgün, 2005’de Hakan Aday’la birlikte ürettiği, ‘Dersim Halk Aşıkları/Sarraf’ adlı arşiv çalışmasını da VCD olarak dinleyiciye sundu. Bu çalışmayla, özellikle Fırık Dede, Zeynel Dede ve Sılo Qıc gibi halk ozanlarını gelecek nesillere taşımakla ve onların eserlerini arşive almakla, Kürt kültürüne takdir edilmesi gereken bir hizmet sunuldu. Cemil Koçgün, daha sonra Mikail Aslan ve Aynur Doğan gibi sanatçıların yanında projelerde, etkinliklerde yer almanın yanı sıra kendi çalışmalarına devam etti. ‘Nefesin Sırrı’ adlı dinleti projesi kendi çalışmalarının başka bir örneğidir.

Heya (Nura Cihan)

Koçgün’ün ikinci albümü ‘Heya’ (Nura Cihan) Aralık 2007’de, özenli bir çalışmadan sonra, dinleyicilerine ulaştı. ‘Heya’ sözcüğü kaynaklara göre ‘Nura Cihan’, ‘Var Olmak’, ‘Yeniden Doğmak’ gibi anlamların yanı sıra, başka bir anlam daha taşıyor: Heya, arkeolojik kazılarda bulunan tarihi bir nesnenin detaylarını, ince bir fırçayla özenle ortaya çıkartma eylemini de ima ediyor. Kaybolmuşu, yitik bilineni yeniden keşfetmek. Cemil Koçgün, bu yeni çalışması ile yitirilmek istenenlerin köküne iniyor. Üzerinde hala siyasi entrikalar oynanabilen Kürt Kızılbaş Aleviliğini, Kürt kültür hazinelerini araştırarak, asimilasyon ve sömürüye karşı korunmalarında, kendi katkısını hissedilir bir orijinallikle sunuyor. Sade, mütevazi, berrak ve otantik yapısıyla, ritimleriyle bu albüm, dinleyiciyi unutturulmaya çalışılan tarihin sadece hissedilebilen kuytularına “meyman” ediyor.

‘Heya’da dikkate alınması gereken diğer bir nokta ise “vahdeti vücud felsefesi” diye tanımlanan konunun, gerek deyişlerde, gerek sunuş yazısında işlenmiş olmasıdır. Amaç Kürt Kızılbaşlığı’na tarih boyunca giydirilmiş kılıflardan, asimilasyonun beraberinde getirdiği kir ve pasdan arındırmaktır. Kendi köküne dönen benlikler, müziğin ilahi aracılığı ile ortak kültürü de doğal kaynaklarına ulaştırabilirler. Ari Mazın (Süleyman Şahin), adlı araştırmacı konuyu sunuş metninde şöyle kaleme almış: “Mekansız ve sıfatsız olan yok demektir. Hiç olmamış demektir. Oysa Hak vardır… Eğer Hak mekansız ve sıfatsızsa ispatı da mümkün değildir… Dünyanın varlığı hakkın varlığına, mekan ve sıfatının var olduğuna işarettir… Tersini söylemek gerçeğe isyan, kendini inkardır. Bizzat senin varlığın Hakkın ispatıdır.”

Mistik Deyişler

Cemil Koçgün ‘Heya’da sade ve mütevazi bir aranje ve kompozisyon mantığı ile çalışmış. Özellikle Mezopotamya klasik enstrümanlarını kullanmış (tembur, erbane, bilûr vs.). Amaç deyişlerin özüne, duygularına sadık kalarak doğallığı bozmamaktır. Yapılan berrak kayıtlarla, dinleyiciyi ister istemez mistik bir atmosferin içine sürüklüyor. Tarih, duyarlı olanın gözünde canlanabiliyor. “Bu ezgiler vecd halinde okunur, ruh yolculuğu yaşanır söylerken” diyerek açıklama yapan Koçgün, bu ruh yolculuğunu dinleyiciye de yaşattırmayı başarmış. Koçgün, Fırık Dede’ye ait orjinal bir kayda (Çekilmez imiş), yer vermeyi de ihmal etmemiş. Albümde ayrıca otantik yorumuyla katkı sunan Ali İlgün (Gundî Becek), söz ve müziği kendisine ait ‘Xan Eyledik’ adlı deyişi seslendirmiş. Mikail Aslan da ‘Aşk Harmanı’nı genç sanatçı ile beraber yorumlamış. Ayrıca söz ve müziği Aslan’a ait olan ‘Sürgün Zamanı’ Lale Koçgün tarafından yorumlanmış. Aynur Doğan ise güzel sesi ile ‘Seydê Min’ deyişi ile albümde ayrı bir renk katıyor.

KÜLTÜR SERVİSİ

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA


Xelil Xemgin ”AX” - 2008 Albümü

Kürt müziğinde önemli bir yeri olan sanatçı Xelîl Xemgîn, Newroz bayramında yeni albümü ‘Ax’ ile dinleyicilerine ‘merhaba’ diyecek. Mir Müzik tarafından hazırlanan albüm 10 şarkıdan oluşuyor. Xelîl Xemgîn, 4 yıl aradan sonra yeniden bir solo albümle dinleyicilerinin karşısına çıkıyor. Son çıkaracağı albümde de sanatçı bugüne kadar yaptığı albümlerde dinleyicilerin alıştığı sesi sunuyor. ‘Dinya’, ‘Xwezî’, ‘Durim’ ve ‘Neçe Dile Min’ şarkıları sanatçının tarzını değiştirmediğinin kanıtı.

Albümün dikkat çeken diğer bir yön ise ünlü sanatçıların Xelîl Xemgîn ile vokal yapmaları. ‘Dinya’ şarkısını Seyîtxan, Diyar, Peywan Arjîn, Kawa, Beser Şahîn, Zozan, Cevad Merwanî, Hekîm Sefkan, Şemdin ve Eylem, Xelîl Xemgîn ile birlikte seslendiriyor. ‘albümünde Seyîtxan ve Fatê ile yapılan düetler de dikkat çekiyor. Sanatçı ‘Xwezî’ şarkısıyla dünyanın çifte standartlarla kirletildiğini anlatırken, ‘Durim’ şarkısıyla da çok eski bir dostu Seyîtxan ile omuz omuza veriyor.

‘Durim’ şarkısının sözleri Seyîtxan’a, müziği de Xelîl Xemgîn’e ait. Bu şarkının öyküsüne ilişkin de bilgi veren Xemgîn, “Aslında bu parçayı Seyîtxan daha önce kendi albümünde okumak istedi, ama kendi konseptine uymayınca okumadı. Kısmet benim albümeymiş. Sanatçı ‘Şengal’ isimli şarkıyla da Şengal Katliamı’na dikkat çekiyor..” ‘Gerilla’ isimli şarkıda ise Deniz Deman, Xemgîn’e vokal yapıyor.


Bugüne kadar olduğu gibi bu çalışmada da projeyi hazırladıktan sonra çalışmalara başladığını söyleyen Xelîl Xemgîn, 2007 Ağustos ayında albüm çalışmalarının başladığını söyledi. Xemgîn albümün teknik çalışmalarına ilişkin şu bilgiyi verdi: “Ben ve Hekim Sefkan projeyi birlikte hazırladık. Mehmet Yapıştıran da destek oldu. Projede ilk başta bazı tekniki hatalar oldu. Ondan biraz uzun sürdü. Bizler birçok yanlışı yaparak yola çıkıyoruz. Yanımızda aranje olarak başka arkadaşlar dururken hep dışarda birilerini arıyoruz. Ben başka bir aranjör ile çalışmak istedim. Ama sonra baktık bizim düşündüğümüz konseptin duygusunu, ruhunu taşımıyor. Bu bizi bayağı zorladı. Burda Mehmet Gül’e (Memo) çok teşekkür etmek istiyorum. Zor bir dönemde yardımımıza yetişti. Onun katkısı ile albüm çalışmasını sonlandırdık. Memo adeta bir kriz döneminde yetişti diyebilirim. Mütevazi davranmak gerekirse, Memo ile başlasaydık daha farklı olurdu. Çalışma sonucuna bakıldığında ne kadar stresli olsa da zengin ve renkli bir albüm oldu.”


|
Video klipler; Youtube'den çekilmiştir, Yasal sorumlulukları videoları yükleyen Şahıslara aittir. Hiç bir şekilde Yasal Sorumluluk kabul edilmemektedir.